Lindesberg'den sonraki durağımız aslında meşhur ciderlerin yapıldığı fabrikanın adınıda şehirden aldığı Kopparberg şehrine gitmekti. Fakat yol üzerinde Löa isimli küçük bir kasaba/köye uğradık. Aslında oraya uğramamızın sebebi Anna'nın yol kenarına konmuş olan kocaman kahve fincaniyla reklamı yapılan kafede biraz mola vermek istemesiydi. Ama iyi ki orada durmuşuz.
O kadar iki önceki yazının başında eski madenleri gezeceğiz dediysem de, yol boyunca pek maden görmedik etrafta. Hemen her yerin "hytta - dökümhane" ile bitse de hiç bir yerde dökümhaneyede rastlamadık.

