Social Icons

www.isvecteyasam.com
uppsala etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uppsala etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Şubat 2011

Buradayım, gitmedim bir yere..

Havalar tam iyileşti, ısınmaya başladı, güneş kendini artık dah fazla göstermeye başladı derken gene geldi birdebire kış ama bu sefer bir gecede etraftaki çamuru, buzu bembeyaz kaplayarak daha gitmedim buradayım dedi. Önceki gece sabaha kadar yağan kardan sonra Uppsala'dan birkaç kare..

19 Eylül 2010

Uppsala'da bisiklet sahibi olmak..

Evet, uppsala'da bisiklet sahibi olmak zor. Cunku basina her an hersey gelebilir. Uppsala kucuk bir sehir oldugu icin hemen herkes, heryere bisikletle gitmekte. Hatta yolda takim elbiseli is adamlari, uzerlerinde sik mi sik giysileriyle is kadinlarini bisiklet uzerinde ise giderken gorurseniz sasirmazsiniz Uppsala'da. 

Ayrica Uppsala bir universite sehri oldugu icinde her yerde ögrencileri görebilirsiniz. Tabi bu ögrenciler geceleri ickiyle birlikte degidik oyunlar oynamaya kalkisabilirler. 

24 Haziran 2010

Blodomloppet ve benim zamanlamam...


Aklimda o kadar cok sey var ki ayzacak, o kadar cok sey o kadar cabul gerceklesiyor ki su siralar yetisemiyorum yazmaya yada elime resimleri gecmedigi icin bekletiyorum bir kenarda.

Simdi yazacagim konuda ayni sekilde epeydir bekliyordu kenarda.. Birkac hafta once Uppsala'da Blodomloppet adi altinda bir kosu yarisi duzenlendi. Duzenleyen kurum kan toplama kurumu ve amacta insanlari kan vermeye tesvik etmek.

15 Mayıs 2010

Ne güzel birgün bugün!

Gunesli, 25 derece bir hava var suan disarida..

O kadar güzel ki..

Uzun zamandir karanliga, soguga hapsolan bir sehirin zincirerini kirisi gibi.. Agaclar, canlari acisa da tomurcuklarini patlatiyorlar bugun soguga inat.. Kuslar bugun daha bir güzel ötüyorlar parildayan gunesle birlikte.. Insanlarsa...

En cokta onlar seviyorlar yazin sonunda etrafi parlatmasina..isitmasina..

Bizim evin etrafi tamamen yemyesil cimen alanlarla cevrili olunca, insanlarda gunesle birlikte atmislar kendileri cimenlere.. Görseniz senlik var disarida.. Bizim bahce degil sanki, sahil kenari...

Hani o Turkiye'de Tv'lerde her sene Iskandinavyalilarin nasil kendilerini cimlere attiklarini gosterilir ya, bugun burasi aynen o Tv programlarinda ki gibi.. :))

Ben neden suan disarinin keyfini cikarmiyorda burada bilgisayar basinda oturuyorum derseniz, sadece hazirlik derim size..

Bugun yapacagimiz mangal partisinin hazirligi.. Nede olsa tek Turk olan benim grupta, beklentilerde buyuk tabi bizden.. :))

12 Mayıs 2010

Evde ascilik denemeleri - 1


E tabi bizim ev cok kulturlu bir mekan oldugu icin dogal olarak farkli memleketlerin yiyecek iceceklerinede sonuna kadar kapimiz acik.. Yemezsek olmaz..

Tabi birde kayinpeder emekli de olsa asci olunca, ne zaman Stockholm'e gitsek midelerimiz farkli ama o kadar da lezzetli yemeklerle bayram ediyor. Bir yandan da bizde yeni yemekler yapmayi ögreniyoruz japon ascidan :)) Tabi oda bana hepsini ogretmede hicte oyle meslek sirri falan gibi muhabbetlerin arkasina saklanmiyor. Bizde ondan kapip evde arkadaslarimiza, annemlere hava atiyoruz..

02 Mayıs 2010

Valborg yada Sista April, Sonucta herkes sarhos..


Uppsala çok kalabalık bir haftayı daha geride bıraktı ve sanırım yılın en kalabalık gününü yaşadı. Neden mi bahsediyorum.. Valborg'dan yada Uppsalalıların deyişiyle Sista April'den.

Heryıl nişanın son günü kutlanan Valborg, Uppsala'da üniversite şenliklerine dönüşmüş. Şehir ülkenin her yerinden insanların akınına uğruyor sadece bu bir günde etkinlikleri görmek isteyenlerce.

Üç sene önceki yazımda gene Valborg'dan bahsetmiştim fakat bu sefer biraz daha farklı anlatmaya çalışacağım. Ne de olsa üç sene önce burada turist olarak bulunmuştum ve şimdiyse yerlisi olduk şehrin.

17 Nisan 2010

Manga Uppsala’yi fethetti..


Gecen hafta sonu Uppsala’da sehirde yururken japon cizgi filmlerinden fírlamis gibi ortalarda dolasan bir suru kisi gorebilirdiniz. Sehirde kendinizi da bir anda onlarca Naruto, Super Mario, Pokemon yada diger manga karakteri arasinda bulabilirdiniz. Neden mi bahsediyorum? Hafta sonu Uppsala’da Japon manga kulturu uzerine bir etkinlik gerceklestirildi ve bu amacla japon manga kulturu tanitilmaya calisildi. Fakat surekli olarak amerikan kulturune maruz kalsakta, mangalar bircoklarimizin hayatinda genis bir yer tutarlar. Sahsen ben kucuklugumu Tsubasa’yi ve onun super sutlarini taklit etmeye calisarak gecirdim. Ayrica gene lise yillarimda univeriste sinavina calismak bahanesiyle arkadaslarla toplandigimizda ders calismayi birakip pokemon seyrettigimizi cok iyi hatirliyorum. Hatta evde bir yerlerde hala pokemon kartlarim durmakta. J

24 Mart 2010

Uzayan günler ve yaz 2010..




Bu isveçliler neden bu kadar sağlıklılar yada neden en yaşlısı bile bizim orta yas sınıfından daha dinc diye hep sorariz ya, iste cevaba bir örnek daha..

Adamalar spor yapıyorlar. Ama harbiden spor yapiyorlar. Bizim emekli olduktan sonra göl, sahil kenarlarında, belediyelerin yaptigi yürüyüş parkurlarında yapılan sabah yürüyüşleri ve ardından yenen süper boy kahvaltılar gibi degil.. Daha cocuk yastan basliyorlar spor yapmaya.. En az maaş alanından en zenginine kadar... Haftada en az birkaç kez spora gidiyorlar. Tabi bunu saglayan her sehirdeki ekonomik spor salonları, hocaları da göz ardı edemeyiz. Bizde Oxford vardı da biz mi gitmedik hesabi da denebilir. Ama bugun bunu irdelemeyeceğim. Sadece ben bu spor furyasına katildim, ondan biraz bahsedecegim.

19 Mart 2010

İsveçcem ve Mülakat üzerine..


Uzun zamandır isveçcemi geliştirebileceğim bir yandan da birşeyler öğrenebileceğim bir staj yeri arıyorum bildiğiniz gibi. Onlarca yere mail attım ve bir o kadar da yerden cevap aldım ama tüm cevaplar aynı elden çıkmışçasına "Maalesef" diye başlayıp " Sana aramalarında iyi şanslar" diye bitiyorlardı.

Fakat sonunda nerdeyse depresyona gireceğim anda bir yerden görüşmeye çağrıldım ve görüşme bugündü.. Herşey iyiydi hoştu ama görüşme isveççe olacaktı.. Altı aylık isveçcemle iş görüşmesine gidecektim ve gittimde..

Gün pek te iyi başlamadı aslında.. Zaten birkaç gün önce başladığım spor yüzünden tüm kaslarım ağrıyordu bir de üstüne nezle olmuşum, sesim değişti, konuşmaya halim kalmadı. Üstüne üstelik sabahta gömleğimi ütüde yaktım. Neyse heyecanlı sınırlı stresli bir halde düştüm yola ama hava da bozmuştu ve yağmur yağıyordu üstüme..

11 Şubat 2010

Staj yada isveççe anlamıyla Praktik üzerine..

Bildiğiniz gibi kursta son kura geçtim ve artık yavaştan isveççe konuşmaya başladım. Fakat işte şimdi de bior yerler de dil stajı yapma çabasındayım. Onun için son 10 gündür her bulduğum yere mail atmaktayım.

Peki nedir bu dil stajı?

SFI'ye devam eden kişilere devletin bir kıyağı diyebiliriz. :) Nasıl peki?

Kursta öğrendiklerimizi gerçek hayatta uygulayabilmemiz ve ayrıca isveç iş hayatı hakkında bilgilerimiz olması adına yapılan bir tür staj. İki çeşit dil stajı var.

09 Şubat 2010

Haftalık, aylık buluşmalar..

İnsan doğal olarak hayatında bazı rutinlerin olmasından hoşlanıyor. Bu rutinler çok olmadığı sürece hayata değerde katıyorlar. Benimde şimdi bazı rutin buluşmalarım oluşmaya başladı. Nede olsa İsveç'te olmasa da Uppsala'da yeniyiz.

Önceki yazıda da anlattığım gibi ben hala dil öğrenme aşkıyla çeşitli grupları denemeye devam ediyorum. Şimdi tabi bunların bazıları da yavaştan benim rutinlerim arasına girmeye başladı. Tüm dil öğrenme aşkıyla denediğim yerlerden başka bir yazıda bahsetmeyi planlıyorum ama her perşembe gittiğim İsveçli gönüllülerle İsveççe konuşma kurşundan bugün bahsetmezsek olmaz tabi.. Burada gönüllü isveçlilerle oturup günlük haberlerden havadan sudan konuşuyoruz. Daha doğrusu onlar konuşuyor biz anlamaya çalışıyoruz :))

03 Şubat 2010

Kilisede İsveççe öğrenmek..

Bildiğiniz gibi hala SFI'ye devam etmekteyim ve bir yandan da staj yapabileceğim bir firma aramaya devam ediyorum. Ayrıca kurs dışında İsveççe konuşmak adına farklı buluşmaları, farklı yolları deniyoruz. İlk zamanlar gittiğim bir kafede İsveçliler dışında her miletten insan vardı am işte İsveççe öğrenmek isteyen için bu uluslararası grup pek yardımcı olmuyor. Neyse başka yolları aramaya koyulduk ilk deneme olmadı diye.

İkinci olarak dün ilke kez gittiğim kilise'de isveççe alıştırmalarına. belki Türkiye'de Fem dersanelerine gidenleriniz olmuştur yada birçoğunuz duymuştur. Ben biliyorum çünkü gimiştim üniversite öncesinde.. Neyse orada dönem arası kampları oluyordu ve bu kamplar dualarla başlar, dualarla biterdi. Ayrıca toplu halde namaz kılınır akşam yemeğinden sonrada eski dini hikayeler anlatılırdı. Ben bilmeden de olsa 3 gün kalmıştım bu kamplardan birinde..

30 Ocak 2010

Sfi, C-Kursu ve Evdeki Parti..



Uzun zamandir evde parti yaparak kimseyi agirlamamistik.. Gecenlerde evde konusurken hadi davet edelim arkadaslari eglenelim biraz dedik. Ama tabi durup dururken de insanlari cagiramazdik ne deolsa milletin baska isleride var. Gecen hafta sali günü Sfi'de bizim kurun son sinavi vardi ardindan dun sabah sözlu sinavina girdik ve bir ust kur olan D kuruna basladik. Dedik bunu bahane edelim eglenelim biraz..


Dün bütün öğleden sonra hazirlik yaptiktan sonra konuklari

28 Ocak 2010

Unesco Dünya Mirasi listesinde bir kent: Prag

Evin gezi kösesinde duran kumbaramıza gelip geçerken cepteki bozuklukları atıyoruz ilerde bi'seyler yapariz diye. Gecenlerde sayalim dedik ve birde ne görelim ucuz hava yolları ile kisa bir tatil parasi birikmis bile. Bizde okulların yari yil tatiline girmesi
benim
de kursumun tatilde olmasıni firsat bilip aldık biletleri dustuk yollara. Hedefimiz Prag'ti. Prag gercekten UNES
CO'nun dünya mirasi listesine girmeyi her yönuyle hakeden bir sehir.

Yaklasik 2,5 milyonluk nufusuyla, duzenli sehir yapilanmasiyla, sehrin her yerine

05 Mayıs 2007

Universite senlikleri ve Isvec'in en meshur ögrenci partisi

Gecen hafta sonu Anna geldikten birkac gun sonra, her sene Stockholm'e 1,5 saat uzaklikta bulunan ve "ögrenci sehri" diye anilan Uppsala'da ki universite senliklerine gittik..

Bu senligin onemli olmasinin sebebi, sehrin isvec'in eskisehiri olmasi, her yil turistlerin bile sirf bu senligi izlemeye gelmesi, sabah saat 08:00 gibi baslayip ertesi gune kadar surmesidir sanirim..

Bizde birgun oncesinde once
 
Blogger Templates